İzlenebilirlik Yönetim Sistemleri

İzlenebilirlik Yönetim Sistemleri
Etkin izlenebilirlik çözümlerinin herhangi bir gıda güvenliği sorununda hızlı bilgi toplamayı dolayısıyla sorunun kaynağı ve nedenini mümkün olduğunca çabuk (gerçek zamana yakın) biçimde saptamayı gerçekleştirebilmesi ve böylece tedarik zincirinde gıda güvenliğinin sürdürülebilirliğini sağlaması gerekir. Bu ise izlenebilirlik sistemlerinin geleneksel kağıt tabanlı sistemler yerine elektronik tabanlı sistemler e-izlenebilirlik (e-traceability) olması gereğini göstermektedir. Bunun dışında iyi ve kabul edilebilir bir izlenebilirlik sisteminin elektronik olsa da sadece mali belgelere dayanan bir izlenebilirlik yerine yeni gelişmelere açık, belli standartlarla istenen belge ve bilgileri sağlayıcı ve genişleyebilir olması gereklidir.
Böyle bir sistemin:
Merkezi yönetim ve denetime olanak sağlaması,
Üretim sistemini dikey olarak kapsaması,
EUREPGAP, HACCP, ISO, IFS, BRC desteklerini sağlaması,
Etkin, esnek ve genişleyebilir olması,
Düşük maliyetle uygulanabilir olması,
Pazarlama yönelimli olması
temel mimarinin belirlenmesi anahtar faktörler olarak ele alınmalıdır.
İzlenebilirlik için gerekli temel öğelerden biri ürün tanımlaması ve etiketlemedir. Barkod teknolojisi halen en yaygın olarak kullanılan ve mevcut ERP sistemleriyle entegre edilmiş; standartları belirlenmiş bir teknoloji iken avantajları daha fazla olmakla birlikte RFID teknolojisi henüz kullanımına yeni başlanmış, gelişmekte olan daha ileri ancak pahalı bir teknolojidir. Ayrıca, RFID teknolojisi her ne kadar gıda zincirinin işleme, dağıtım, perakende satış aşamalarında kullanılabilir olsa da üretici katmanında (ilk üretimde) uygulaması oldukça güç ve aynı zamanda göreceli olarak pahalı sayılabilecek durumdadır. Bu nedenle, tarımsal ürün izlenebilirliği için ilk üretim aşamasında barkod kullanılması daha uygulanabilir olacaktır.
Ürünlerin barkod ile tanımlanması ve etiketlenmesinde en yaygın standart şu an için GS1 (önceki EAN International) standartları ve spesifikasyonlarıdır. GS1 mallar, ticaret ve lojistik birimleri, hizmetler ve lokasyonların tanınmasını sağlamak üzere küresel ölçekte uygulanan tanımlama sistemleri konusunda spesifikasyonlar geliştiren, uygulama örnekleri sunan kar amacı gütmeyen bir kurumdur.
Bu nedenle, bölgesel veya ulusal bazda uygulanan birçok ürün tanımlama ve kodlama sistemi veya yöntemi mevcut olmakla birlikte GS1 tasarımları bunlar arasında şu an için 100’ün üzerinde ülkede uygulanan/başvurulan uluslar arası kodlama yöntemlerinden birisi durumundadır. GS1 kimlik/tanıma sisteminin uluslararası iş ve ticarette tüm ticaret, sanayi-üretim, dağıtım sektörlerine uygulanabilir durumda olduğu bildirilmektedir. EAN sistemi ürün tanıtım bilgilerine ilaveten bazı destek bilgilerini, şu an için Küresel Ticaret Kimlik Numarası (Global Trade Identification Numbers veya kısaca GTIN) olarak bilinen barkod spesifikasyonlarını ve eCOM olarak adlandırılan EDIFACT mesajlarının uluslar arası olarak kullanılan bir alt kümesini de kapsamaktadır.
İzlenebilirlik sistemlerinin kurulmasında gıda zincirinde yer alan tüm tarafların iş yapma biçimleri ve yöntemlerinin belirlenmesi ve sistem mimarisine kaynak teşkil edecek şekilde belgelenmesi gerekli bir ön adımdır. Örneğin, çoğu köylü durumunda olan çiftçilerin izlenebilirlik sistemini tek başına kurması finansal ve kültürel açıdan oldukça zor gibi gözüktüğünden birincil işleyicilerin, toplayıcıların çiftçilerle sözleşme kapsamında çalışması ve bu işletmelerin çiftlik düzeyinde etiketleme (tanımlama) ve kayıt altına alma işlemlerini PDA tabanlı, Web veya Wap tabanlı uygulamaları kullanarak gerçekleştirmesi gereklidir. Bu aşamada, her bir ürün grubu için sorumlu üretici birlikleri, ilgili gıda endüstrisi ve perakendecilerin birlikte yer aldığı organizasyonların oluşumunun bir an önce tamamlanması sağlanmalıdır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (TKB)’nın gıda işlerinden sorumlu genel müdürlüğü ile Türk Standartları Enstitüsü’nün Gıda İzlenebilirliği Çalışma Grubu oluşturması önemli bir katkı sağlayacaktır. Birleşik Krallık Gıda Standartları Ajansı ile Gıda Zinciri Strateji Bölümü’nün hazırladığı gibi bir gıda izlenebilirliği çalışma planları, uygulama rehberleri, ilkeler ve zorunlulukları belirleyen hususların belgelendirilmesi ve yayınlanmasına ihtiyaç vardır. İzlenebilirlik sistemleri için eğitim de gereklidir. Ancak AB’de bile bu konuda tarafların isteksiz oldukları da görülmektedir. Bu nedenle, yasal zorlamalar yanında, üniversiteler ve ilgili kuruluşların potansiyel kapasitesinden yararlanılmalı, TKB ve diğer ilgili bakanlıklar tarafından desteklenen ve finanse edilen e-öğrenme sistemleri geliştirilmelidir.
Sonuç olarak izlenebilirlik sistemlerinin tesis edilmesi etkin ve sürdürülebilir bir gıda güvenliği için temel araçlardan biridir. Ancak şu anda gelişmelere bakıldığında, ihraacatçı birliklerinin yaş sebze ve meyve pazarlamadaki sıkıntıları; tavukçuluk sektörünün kuş gribi krizinden etkilenmesi nedeniyle yapmış oldukları bazı sınırlı çalışmalar dışında kapsamlı projelerin gerçekleştirilmediği görülmektedir. AB’ne 2007’de giren Bulgaristan ve Romanya’nın gerçekleştirmekte çektikleri en önemli güçlük ve/veya eksik kalan sorunlardan biri gıda güvenliği ve bunu sağlayacak sistemlerin eksikliği olarak görülmüştür. Ülkemiz için durum bu ülkelerden daha kötü durumda olup bu konuda çalışmalara bir an önce başlanması; projelerin gerçekleştirilmesi gerektiği ortadadır.

İzlenebilirlik Yönetim Sistemleri
Etkin izlenebilirlik çözümlerinin herhangi bir gıda güvenliği sorununda hızlı bilgi toplamayı dolayısıyla sorunun kaynağı ve nedenini mümkün olduğunca çabuk (gerçek zamana yakın) biçimde saptamayı gerçekleştirebilmesi ve böylece tedarik zincirinde gıda güvenliğinin sürdürülebilirliğini sağlaması gerekir. Bu ise izlenebilirlik sistemlerinin geleneksel kağıt tabanlı sistemler yerine elektronik tabanlı sistemler e-izlenebilirlik (e-traceability) olması gereğini göstermektedir. Bunun dışında iyi ve kabul edilebilir bir izlenebilirlik sisteminin elektronik olsa da sadece mali belgelere dayanan bir izlenebilirlik yerine yeni gelişmelere açık, belli standartlarla istenen belge ve bilgileri sağlayıcı ve genişleyebilir olması gereklidir.
Böyle bir sistemin:
Merkezi yönetim ve denetime olanak sağlaması, Üretim sistemini dikey olarak kapsaması, EUREPGAP, HACCP, ISO, IFS, BRC desteklerini sağlaması, Etkin, esnek ve genişleyebilir olması, Düşük maliyetle uygulanabilir olması, Pazarlama yönelimli olmasıtemel mimarinin belirlenmesi anahtar faktörler olarak ele alınmalıdır.
İzlenebilirlik için gerekli temel öğelerden biri ürün tanımlaması ve etiketlemedir. Barkod teknolojisi halen en yaygın olarak kullanılan ve mevcut ERP sistemleriyle entegre edilmiş; standartları belirlenmiş bir teknoloji iken avantajları daha fazla olmakla birlikte RFID teknolojisi henüz kullanımına yeni başlanmış, gelişmekte olan daha ileri ancak pahalı bir teknolojidir. Ayrıca, RFID teknolojisi her ne kadar gıda zincirinin işleme, dağıtım, perakende satış aşamalarında kullanılabilir olsa da üretici katmanında (ilk üretimde) uygulaması oldukça güç ve aynı zamanda göreceli olarak pahalı sayılabilecek durumdadır. Bu nedenle, tarımsal ürün izlenebilirliği için ilk üretim aşamasında barkod kullanılması daha uygulanabilir olacaktır.
Ürünlerin barkod ile tanımlanması ve etiketlenmesinde en yaygın standart şu an için GS1 (önceki EAN International) standartları ve spesifikasyonlarıdır. GS1 mallar, ticaret ve lojistik birimleri, hizmetler ve lokasyonların tanınmasını sağlamak üzere küresel ölçekte uygulanan tanımlama sistemleri konusunda spesifikasyonlar geliştiren, uygulama örnekleri sunan kar amacı gütmeyen bir kurumdur.
Bu nedenle, bölgesel veya ulusal bazda uygulanan birçok ürün tanımlama ve kodlama sistemi veya yöntemi mevcut olmakla birlikte GS1 tasarımları bunlar arasında şu an için 100’ün üzerinde ülkede uygulanan/başvurulan uluslar arası kodlama yöntemlerinden birisi durumundadır. GS1 kimlik/tanıma sisteminin uluslararası iş ve ticarette tüm ticaret, sanayi-üretim, dağıtım sektörlerine uygulanabilir durumda olduğu bildirilmektedir. EAN sistemi ürün tanıtım bilgilerine ilaveten bazı destek bilgilerini, şu an için Küresel Ticaret Kimlik Numarası (Global Trade Identification Numbers veya kısaca GTIN) olarak bilinen barkod spesifikasyonlarını ve eCOM olarak adlandırılan EDIFACT mesajlarının uluslar arası olarak kullanılan bir alt kümesini de kapsamaktadır.
İzlenebilirlik sistemlerinin kurulmasında gıda zincirinde yer alan tüm tarafların iş yapma biçimleri ve yöntemlerinin belirlenmesi ve sistem mimarisine kaynak teşkil edecek şekilde belgelenmesi gerekli bir ön adımdır. Örneğin, çoğu köylü durumunda olan çiftçilerin izlenebilirlik sistemini tek başına kurması finansal ve kültürel açıdan oldukça zor gibi gözüktüğünden birincil işleyicilerin, toplayıcıların çiftçilerle sözleşme kapsamında çalışması ve bu işletmelerin çiftlik düzeyinde etiketleme (tanımlama) ve kayıt altına alma işlemlerini PDA tabanlı, Web veya Wap tabanlı uygulamaları kullanarak gerçekleştirmesi gereklidir. Bu aşamada, her bir ürün grubu için sorumlu üretici birlikleri, ilgili gıda endüstrisi ve perakendecilerin birlikte yer aldığı organizasyonların oluşumunun bir an önce tamamlanması sağlanmalıdır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (TKB)’nın gıda işlerinden sorumlu genel müdürlüğü ile Türk Standartları Enstitüsü’nün Gıda İzlenebilirliği Çalışma Grubu oluşturması önemli bir katkı sağlayacaktır. Birleşik Krallık Gıda Standartları Ajansı ile Gıda Zinciri Strateji Bölümü’nün hazırladığı gibi bir gıda izlenebilirliği çalışma planları, uygulama rehberleri, ilkeler ve zorunlulukları belirleyen hususların belgelendirilmesi ve yayınlanmasına ihtiyaç vardır. İzlenebilirlik sistemleri için eğitim de gereklidir. Ancak AB’de bile bu konuda tarafların isteksiz oldukları da görülmektedir. Bu nedenle, yasal zorlamalar yanında, üniversiteler ve ilgili kuruluşların potansiyel kapasitesinden yararlanılmalı, TKB ve diğer ilgili bakanlıklar tarafından desteklenen ve finanse edilen e-öğrenme sistemleri geliştirilmelidir.
Sonuç olarak izlenebilirlik sistemlerinin tesis edilmesi etkin ve sürdürülebilir bir gıda güvenliği için temel araçlardan biridir. Ancak şu anda gelişmelere bakıldığında, ihraacatçı birliklerinin yaş sebze ve meyve pazarlamadaki sıkıntıları; tavukçuluk sektörünün kuş gribi krizinden etkilenmesi nedeniyle yapmış oldukları bazı sınırlı çalışmalar dışında kapsamlı projelerin gerçekleştirilmediği görülmektedir. AB’ne 2007’de giren Bulgaristan ve Romanya’nın gerçekleştirmekte çektikleri en önemli güçlük ve/veya eksik kalan sorunlardan biri gıda güvenliği ve bunu sağlayacak sistemlerin eksikliği olarak görülmüştür. Ülkemiz için durum bu ülkelerden daha kötü durumda olup bu konuda çalışmalara bir an önce başlanması; projelerin gerçekleştirilmesi gerektiği ortadadır.

No responses yet